23.11.2019 / Çanakkale – Bazı gölgeler vardır görebilmek için kör olmak gerekir. Bazı sesler vardır duyabilmek için sağır olmak gerekir. Bazı hedefler vardır ulaşabilmek için deli olmak gerekir. Ama kime göre neye göre işte bütün mesele budur. Vedat Kaptan’la yine bu sorulara cevap aramak için limanda saat 7.30 civarı buluştuk ve saat 8 gibi yen maceralara, yeni cevaplara ve yeni balıklara doğru yola koyulduk. Hedefimizde yine geçen seferki gibi mercan balıkları vardı. Avlandığımız kristal mavisi sularda oltamıza genellikle üç tür mercan geliyor. Bunlardan ağırlıklı olarak avını yaptığımız mercan türü has mercan ya da daha bilinen adıyla kırma mercan. Vitrin mercanı ve sivriburun mercan da denilmekte. Genellikle kırma taşlık ve kumlu bölgelerde bulunan bu mercan genellikle küçük topluluklar halinde yaşarlar ve yaşadıkları bölgeyi yaşamları boyunca hiç terk etmezler. Avlandığımız sularda en fazla 1 kg ağırlığa ulaştığı görülen bu mercan türü sportif balıkçılık açısından çok değerl...
21.06.2017 / Muğla – Güneş daha yeni doğarken LRF takımlarımızı hazırlamış Erdoğan Kaptanla denizde yol almaktaydık. LRF takımlarımızla sığ taşlık meralarda tekne üzerinden denemeler yapacaktık. İlk durduğumuz merada ilk balığı almayı başardık. Gelen çok güzel bir grida yavrusuydu. Yakışıklıyı vakit kaybetmeden fotoğraflayıp suya iade ettik. Ardından mera değiştirip açıklardaki sığ taşlara bakmaya karar verdik. Bu yeni merada da bir sürü hani balığı ve yazılı hani yakaladık. Güneşin iyice yükselmesi üzerine karaya dönmeye ve akşam yine çıkmaya karar verdik. Akşama kadar olan zamanda yine LRF takımımla kıyıdan denemler yapmaya karar verdik. İlk başta boyundan büyük olan silikonu yutan bir iskorpit yavrusu bize merhaba dedi. Ardından yemimizi değiştirip açığa doğru atışlar gerçekleştirerek avımıza devam ettik. Bir anda kuvvetli bir vuruş geldi ama balık yakalanmamıştı. Jig headdeki silikon gitmişti jig headı kıyıya çektiğimizde. Hemen yeni bir silikon takıp ava devam ettik. Ve bir ...
12.09.2025 - Baden-Württemberg / İnsanlar da balıklara benzer. Kimisi taş balığıdır hareket etmez pek, gezmeyi, değişikliği sevmez, heyecan aramaz, stabiliteyi sever. Kimisi daha pelajiktir macera arar, kafası eser basar gider uzak diyarlara. Kimisi göç eder sürekli ama aslında aynı yerleri dolaşır durur. Kimisi yer kendisinden küçükleri acımadan boyuna bakmadan lüfer gibi. Kimisi boyuna ve gücüne rağmen yine de küçücük yemlerin peşindedir sazanlar gibi. Kimisi hırçındır bölgesini ailesini korumak için agresiftir. Kimisi dönüp bakmaz arkaya oltadan kurtuldu mu basar gider, bir daha göremezsin. Biz de bir önceki aspius avımızdan sonra bir taş balığı gibi düşünerek aynı merada kış gelene kadar avlanmayı planlamıştık. Ta ki sürekli o merada avlanan hırçın ve agresif başka bir balıkçıyla yollarımız kesişene kadar. Oltamızı adamdan önce biraz önüne attık diye demediğini bırakmamıştı. Ona hiç bulaşmama düşüncesiyle nehrin daha turistik şehir merkezi taraflarında denemeler yapmıştık ama sonuç...