11.09.2016 / Çanakkale – Bugün akşam yemli takımlarımızla merada birkaç deneme yapıp sargosların yeterince büyüyüp büyümediğini görmek ve çipuraların merada olup olmadığını görmek istedik. Yem olarak yanımızda küçük mürekkep balığı (göz), ve tuzlanıp dondurulmuş karides vardı. Üç köstekli dip takımlarımızı yemleyip oltalarımızı karanlık dalgalı sulara doğru salladık. Daha ilk atışımızda benim oltama güzel bir balık yapıştı. Oltayı kayalara kestirmeden çekmek ise balıkla aramızda olan mücadeleyi kimin kazanacağını belirleyecekti. Oltayı kıyıya kadar çektim ve çok güzel bir sargosu kıyıya çekmeyi başardım. Balığa baktığımda bana gülümsediğini gördüm çünkü haklı bir zafer kazanmıştım ve balık artık kendisini hak eden birisi tarafından yakalandığını biliyordu. Ben de ona gülümsedim ve kovaya onu incitmeden koydum. Avın devamında kullandığım küçük mürekkep balığı yemlerime bakan olmadı. Avı bir sargosla sonlandırdık. Oltanız suda balığınız bol olsun.
23.11.2019 / Çanakkale – Bazı gölgeler vardır görebilmek için kör olmak gerekir. Bazı sesler vardır duyabilmek için sağır olmak gerekir. Bazı hedefler vardır ulaşabilmek için deli olmak gerekir. Ama kime göre neye göre işte bütün mesele budur. Vedat Kaptan’la yine bu sorulara cevap aramak için limanda saat 7.30 civarı buluştuk ve saat 8 gibi yen maceralara, yeni cevaplara ve yeni balıklara doğru yola koyulduk. Hedefimizde yine geçen seferki gibi mercan balıkları vardı. Avlandığımız kristal mavisi sularda oltamıza genellikle üç tür mercan geliyor. Bunlardan ağırlıklı olarak avını yaptığımız mercan türü has mercan ya da daha bilinen adıyla kırma mercan. Vitrin mercanı ve sivriburun mercan da denilmekte. Genellikle kırma taşlık ve kumlu bölgelerde bulunan bu mercan genellikle küçük topluluklar halinde yaşarlar ve yaşadıkları bölgeyi yaşamları boyunca hiç terk etmezler. Avlandığımız sularda en fazla 1 kg ağırlığa ulaştığı görülen bu mercan türü sportif balıkçılık açısından çok değerl...