23.06.2017 / Muğla – Sabah güneşi kendinden emin adımlarla dağların ardında yükselirken denizin dalgaları yavaşça koyların kıyılarını okşuyor. Deniz kuşları ve martılar denizin üstünde turlar atıyor, kıyılarda kefal yavruları sakince yüzüyordu. Biz de sırt çantalarımızda jiglerimiz, elimizde shore jigging ve vertical jigging takımlarımız Erdoğan Kaptan’ı bekliyorduk. Erdoğan Kaptanla Güneş de iyice yükselirken denize açıldık. Dalgaların arasında önde tekne arkada Rapala Husky Jerk rapalalar süzüle süzüle gidiyorduk. Taşlık meralara bakacaktık hayalini kurduğumuz o büyük balıkları jig takımlarımızla yakalamak için. O istikamette giderken karar verdik bulunduğumuz yerde motoru kapatmaya. Geçmişimizden kalan ve hala gelişmeye devam eden denizcilik ve yelkencilik tecrübelerimiz buranın tam aradığımız mera olduğunu söyledi bizlere. Rapalaları shore jig takımlarımızdan çıkarıp onların yerine en güvendiğimiz ve inandığımız jiglerden biri olan Owner Cultiva Gekito 85g ‘ı taktık. Dibe açık yeşil olan iplerimizi makinadan yavaşça çıkaran 85 gramlık jig 60 metre dibe gittiktensonra yavaşça dibe değdi. Değişinden anlamıştık ki dip yapısı taşlıktı. Hemen aksiyona başladık ve daha aksiyona başlar başlamaz daha ikinci jerk hareketinde balık yapıştı. İşte beklediğimiz vuruş buydu. Balık dibe çok kuvvetlice basıyordu. Kalamamı kısarak shore jig takımımızdaki balığı yavaşça yüzeye doğru çekmeye başladık. Denizlerin diplerinin hakimi yukarı geliyordu. Shore Jig takımımızla yakaladığımız ilk balık buydu. O yüzden bu balık bizim için çok değerliydi. Balığı mücadelenin ardından yüzeye çektiğimizde gördük ki bu çok şirin, tombul, çok güzel, iki kilo civarı bir grida balığıydı. Bu balık gerçekten yaşamayı hak ediyordu. Hemen fotoğraflayıp güzel bir video eşliğinde suya iade ettik. İki kilo civarı bir gridayı shore jig takımımızla yakalamayı başarmıştık. Bütün ekipmanlarımız işini çok iyi yapmıştı. Başka meraları da jiglerle ve sübyeyle denememize rağmen oltalarımızı ziyaret eden başka bir denizlerin hakimi, olmadı. Bu avın gerçekleştirmemizde verdiği taktiklerle yardımcı olan Ferhat Usta’ya, bu balığı kendisi olmasa yakalayamayacağımız bize güvenen büyük fotoğrafçı Erdoğan Kaptan’a sonsuz teşekkürler. Yakalayıp ait olduğu yere geri gönderdiğimiz bu güzel grida şu anda derin sularda mutlu mesut yüzmekte. Oltanız suda balığınız bol olsun.
23.11.2019 / Çanakkale – Bazı gölgeler vardır görebilmek için kör olmak gerekir. Bazı sesler vardır duyabilmek için sağır olmak gerekir. Bazı hedefler vardır ulaşabilmek için deli olmak gerekir. Ama kime göre neye göre işte bütün mesele budur. Vedat Kaptan’la yine bu sorulara cevap aramak için limanda saat 7.30 civarı buluştuk ve saat 8 gibi yen maceralara, yeni cevaplara ve yeni balıklara doğru yola koyulduk. Hedefimizde yine geçen seferki gibi mercan balıkları vardı. Avlandığımız kristal mavisi sularda oltamıza genellikle üç tür mercan geliyor. Bunlardan ağırlıklı olarak avını yaptığımız mercan türü has mercan ya da daha bilinen adıyla kırma mercan. Vitrin mercanı ve sivriburun mercan da denilmekte. Genellikle kırma taşlık ve kumlu bölgelerde bulunan bu mercan genellikle küçük topluluklar halinde yaşarlar ve yaşadıkları bölgeyi yaşamları boyunca hiç terk etmezler. Avlandığımız sularda en fazla 1 kg ağırlığa ulaştığı görülen bu mercan türü sportif balıkçılık açısından çok değerl...