27.06.2017 / İstanbul –Bu akşam hayallerimizden birini daha gerçekleştirmeyi başardık: İri boy bir eşkinayı LRF takımıyla çıkarmak. Dönelim avın hikâyesine. Akşam güneş batarken meradaki yerimizi almış, atışlara başlamıştık. Dibe yakın jigheadlere aksiyon veriyorduk. İlk vuruşu almamız da gecikmedi. Çok güzel ve sinirli bir iskorpit tam da gözümüzün önünde kayaların arasından fırlayıp yemi tem hamlede ağzına aldı. Çok keyifli ama kısa bir mücadelenin ardından iskorpiti kıyıya almayı başardık. Fotoğrafladıktan sonra da ait olduğu yere geri gönderdik. Ardında hava iyice kararana kadar vuruş alamadık. Hava iyice kararıncaya doğru biraz açıkta silikonumuzu dipten yukarı doğru çekerken bir vuruş daha aldık. Gelen yine çok güzel bir iskorpitti. Rüzgar çıkmaya başlamış, işimizi zorlaştırmaya başlamıştı. Bu yüzden 4 gramlık jigheadimizi takıp açığa doğru yine LRF takımımızla yolladık. Yemi dibe değdirip aksiyon vermeye başlar başlamaz çok sağlam bir vuruş aldık. Dibe doğru çok güçlü basan bu balığı ilk başta karagöz zannettik. Kıyıya getirinceye kadar çok mücadele eden bu balığın kıyıya çekince bir eşkina balığı olduğunu anladık. O kocaman yüzgeçleriyle çok güzel bir eşkina balığıydı bu. Bütün takım ekipmanlarımız görevlerini çok iyi yapmış yarı kapalı unuttuğumuz kalamamıza rağmen bu balığı çekmeyi başarmıştık. Eşkina balığı geceleri avlanan bir balıktır. Kurt ve teke tarzı yemleri çok sever ve tek hamlede ağzına almakta zorlanmaz. Aynı zamanda gündüz taşının altında geçirdiği vaktini gece yem peşinde koşarak geçirmeyi sever. İstanbul’da LRF yöntemiyle yakalanabilecek mücadelesi en zevkli balıklardan eşkina da maalesef aşırı avlanma karşısında kimseye fark ettirmeden yavaş yavaş yok oluyor. Eşkina meralarının yanlış ellere geçmesi hiç akla gelmeyecek vahşi yöntemlerle arkada tek bir eşkina kalmayacak şekilde o meraların kurutulup talan edilmesine neden oluyor. Bu yüzden bu balığı ait olduğu kristal mavisi sulara geri yolladık. Şu anda taşının altında sakince geziyordur muhtemelen. Avın sonunda da 1 kaya balığı, iki iskorpit ve bir eşkina balığı yakalamış olduk. Yakalanan bütün balıklar Marmara Denizi'nin gizemli sularına geri yollanmıştır. Oltanız suda , balığınız bol olsun.
23.11.2019 / Çanakkale – Bazı gölgeler vardır görebilmek için kör olmak gerekir. Bazı sesler vardır duyabilmek için sağır olmak gerekir. Bazı hedefler vardır ulaşabilmek için deli olmak gerekir. Ama kime göre neye göre işte bütün mesele budur. Vedat Kaptan’la yine bu sorulara cevap aramak için limanda saat 7.30 civarı buluştuk ve saat 8 gibi yen maceralara, yeni cevaplara ve yeni balıklara doğru yola koyulduk. Hedefimizde yine geçen seferki gibi mercan balıkları vardı. Avlandığımız kristal mavisi sularda oltamıza genellikle üç tür mercan geliyor. Bunlardan ağırlıklı olarak avını yaptığımız mercan türü has mercan ya da daha bilinen adıyla kırma mercan. Vitrin mercanı ve sivriburun mercan da denilmekte. Genellikle kırma taşlık ve kumlu bölgelerde bulunan bu mercan genellikle küçük topluluklar halinde yaşarlar ve yaşadıkları bölgeyi yaşamları boyunca hiç terk etmezler. Avlandığımız sularda en fazla 1 kg ağırlığa ulaştığı görülen bu mercan türü sportif balıkçılık açısından çok değerl...