28.04.2017 / İstanbul – Her yıl LRF açısından son derece verimsiz geçen kış ayları geçmiş, bahar gelmişti. LRF sezonunun çoktan açılmasına rağmen hala balığa çıkamamıştık. En sonunda bugün öğleden sonra uygun bir zamanımızda iki arkadaş bir araya gelip ilk LRF meralarımızdan birinde sezonu açma umuduyla yola çıktık. Rüzgârın 2-3 knot esmesi de işimize geliyordu çünkü rüzgârsız havalarda yemi özellikle LRF yaparken daha kolay hissedebiliyorduk. Meraya ilk geldiğimizde hayal kırıklığına uğradık çünkü önceki yıllar tertemiz olan bu mera ciddi anlamda kirlenmişti. Her yerde çöpler vardı. Biz de biraz daha ilerilere gidip oralarda şansımızı denemeye karar verdik. Geldiğimiz yer nispeten daha temizdi. Hemen iki LRF kamışımızı hazırlayıp ava başladık. İlk yarım saat vuruş alsak da iğneye takılmayan balıklar saat 5 gibi saldırganlaşıp yemlere ilgi göstermeye başladılar. Tam o sırada ucunda jig olan LRF takımımıza dibe yakın zıplatma aksiyonları verirken bir balık yapıştı. Balık çok güçlü basıyordu. Kıyıya getirinceye kadar çok eğlenceli bir mücadele yaşadık. Kıyıya çekince bunun bir çırçır balığı olduğunu anladık. Jigle bir çırçır yakalamıştık. Hemen fotoğraflayıp geri saldık. Neredeyse bir saat sonra artık kokusu bitmiş olan Marukyu silikonumu yenisiyle değiştirerek biraz daha derine attım Bir anda güçlü bir balık yemi yutup basmaya başladı. Mücadelenin ardından kıyıya getirdiğimiz balık çok güzel renkleri olan bir lapindi. Bu arada lapin avında Marukyu ve Berkley kokulu silikon kurtlar şu ana kadar denediğimiz LRF yemleri arasında en etkili olanları. Ama lapin ve çırçır balığı avında bu silikonları 10-15 cm civarı kesmeden kullandığımızda daha etkili oluyorlar. Çünkü balıklar yemi daha kolay görüp yemleri kendileri bölüp yemeye çalışıyorlar. Bu sayede daha çok vuruş alabiliyoruz. Bu avımızın sonunda da hem LRF sezonunu açmış hem de lapinlere merhaba demiş olduk. Toplamda bir lapin ve bir çırçır balığı yakalayıp onları ait oldukları o mavi sulara dedelerine de gelmelerini söylemelerini tembihleyerek geri saldık. Oltanız suda balığınız bol olsun.
23.11.2019 / Çanakkale – Bazı gölgeler vardır görebilmek için kör olmak gerekir. Bazı sesler vardır duyabilmek için sağır olmak gerekir. Bazı hedefler vardır ulaşabilmek için deli olmak gerekir. Ama kime göre neye göre işte bütün mesele budur. Vedat Kaptan’la yine bu sorulara cevap aramak için limanda saat 7.30 civarı buluştuk ve saat 8 gibi yen maceralara, yeni cevaplara ve yeni balıklara doğru yola koyulduk. Hedefimizde yine geçen seferki gibi mercan balıkları vardı. Avlandığımız kristal mavisi sularda oltamıza genellikle üç tür mercan geliyor. Bunlardan ağırlıklı olarak avını yaptığımız mercan türü has mercan ya da daha bilinen adıyla kırma mercan. Vitrin mercanı ve sivriburun mercan da denilmekte. Genellikle kırma taşlık ve kumlu bölgelerde bulunan bu mercan genellikle küçük topluluklar halinde yaşarlar ve yaşadıkları bölgeyi yaşamları boyunca hiç terk etmezler. Avlandığımız sularda en fazla 1 kg ağırlığa ulaştığı görülen bu mercan türü sportif balıkçılık açısından çok değerl...