29.05.2017 / İstanbul – Eskiden kalan meraları uzun bir aradan sonra ziyaret etmeye karar verdik ve akşam takım çantalarımızı ve LRF takımlarımızı alıp o meralara doğru yola koyulduk. Yolda akla gelmeyecek ve saçma sapan durumlarla karşılaştıktan sonra havanın kararmasıyla beraber meramıza ulaşmıştık. Hemen iki LRF oltamızı hazırladık. Hedef balığımız eşkina olsa da diğer balıklar da oltamızı ziyaret etseler hayır demezdik. Daha önce çok güzel iskorpit avları yaptığımız bu merada yine aynı yerlere oltalarımızı atıp aksiyon vermeye başladık. Dipteki balık taşlarının yerlerini bildiğimiz için ona göre aksiyon veriyorduk. LRF için derin sayılabilecek meralardan birisiydi bu mera da. Avın daha başında oltamıza güzel bir istavrit yakalandı. Hemen ardından da kuvvetli bir balık geldi. Kafa atışlarından tahminen bir eşkina olabilirdi. Tam yolun yarısına kadar çekmiştik ki Bir anda iğneden kurtuldu. Çektiğimizde jig head iğnesinin sağlam olduğunu gördük. İğneyi tam oturtamamıştık anlaşılan. Tam bunları düşünürken çok güçlü bir vuruş daha aldık. Bu sefer doğru zamanda iğneyi oturtup kalama sesi eşliğinde balığı çekmeye başladık. Çektiğimizde anladık ki gelen kocaman ortalama yarım kiloluk obur ve şişko, çok kızgın bir iskorpitti. Hemen fotoğraflayıp kendisini daha fazla kızdırmadan geri gönderdik. İğneyi çıkarırken ufak bir çekişte kullandığımız Nomura Jig head’ın iğnesinin kırılması bu Jig headlere olan güvenimizi sarsmıştı. Avın devamında bir süre vuruş alamasak da avın sonuna doğru bir iskorpit daha yakalamayı başardık. Bu seferki birinciden biraz daha küçük ama aynı oburluktaydı. Yakaladığımız bütün balıkları ait oldukları karanlık mavi sulara geri gönderdik ve dedelerine bizi ziyarete gelmelerini söylemelerini tembihledik. Oltanız suda, balığınız bol olsun.
23.11.2019 / Çanakkale – Bazı gölgeler vardır görebilmek için kör olmak gerekir. Bazı sesler vardır duyabilmek için sağır olmak gerekir. Bazı hedefler vardır ulaşabilmek için deli olmak gerekir. Ama kime göre neye göre işte bütün mesele budur. Vedat Kaptan’la yine bu sorulara cevap aramak için limanda saat 7.30 civarı buluştuk ve saat 8 gibi yen maceralara, yeni cevaplara ve yeni balıklara doğru yola koyulduk. Hedefimizde yine geçen seferki gibi mercan balıkları vardı. Avlandığımız kristal mavisi sularda oltamıza genellikle üç tür mercan geliyor. Bunlardan ağırlıklı olarak avını yaptığımız mercan türü has mercan ya da daha bilinen adıyla kırma mercan. Vitrin mercanı ve sivriburun mercan da denilmekte. Genellikle kırma taşlık ve kumlu bölgelerde bulunan bu mercan genellikle küçük topluluklar halinde yaşarlar ve yaşadıkları bölgeyi yaşamları boyunca hiç terk etmezler. Avlandığımız sularda en fazla 1 kg ağırlığa ulaştığı görülen bu mercan türü sportif balıkçılık açısından çok değerl...