29.10.2016 / İstanbul – Bugün çok eski bir levrek merasına gitmeye karar verdik. Hava da istediğimiz gibiydi. Rüzgârlı, dalgalı ve kapalı bir hava vardı. Karadeniz kıyısındaki meraya ulaştığımızda dalgalardan dolayı mendireğin dışına çıkılmıyordu. Deniz de tam istediğimiz gibiydi. Dalgalar altı midye dolu olan dev kayalara çarpıyor ve hem deniz ,köpüklü bir yüzeye sahip oluyor hem de midyeler ve diğer besinler denize dökülüyordu. Böyle havalarda levrek gibi yem arayışındaki balıklar kıyılara çok yaklaşırlar. Denize dökülen midyeler, tekeler ve salyangozlar onlar için besin kaynağıdır. Biz de bu fırsat kaçmaz deyip başladık spin takımlarımızla at çek yapmaya. Aradan uzun bir süre geçmesine rağmen hiç balık alamadık. En azından liman içinde LRF yapabiliriz diye düşünüp LRF takımlarımızı hazırladık. Bir tane kaya balığı yakaladık ve ait olduğu yere geri gönderdik. Avın devamında beşten fazla silikonu dibe taktık ve avı sonlandırmaya karar verdik. Oltanız suda balığınız bol olsun.
23.11.2019 / Çanakkale – Bazı gölgeler vardır görebilmek için kör olmak gerekir. Bazı sesler vardır duyabilmek için sağır olmak gerekir. Bazı hedefler vardır ulaşabilmek için deli olmak gerekir. Ama kime göre neye göre işte bütün mesele budur. Vedat Kaptan’la yine bu sorulara cevap aramak için limanda saat 7.30 civarı buluştuk ve saat 8 gibi yen maceralara, yeni cevaplara ve yeni balıklara doğru yola koyulduk. Hedefimizde yine geçen seferki gibi mercan balıkları vardı. Avlandığımız kristal mavisi sularda oltamıza genellikle üç tür mercan geliyor. Bunlardan ağırlıklı olarak avını yaptığımız mercan türü has mercan ya da daha bilinen adıyla kırma mercan. Vitrin mercanı ve sivriburun mercan da denilmekte. Genellikle kırma taşlık ve kumlu bölgelerde bulunan bu mercan genellikle küçük topluluklar halinde yaşarlar ve yaşadıkları bölgeyi yaşamları boyunca hiç terk etmezler. Avlandığımız sularda en fazla 1 kg ağırlığa ulaştığı görülen bu mercan türü sportif balıkçılık açısından çok değerl...